Cherreads

Ruh bekçisi

Akp_Akp
7
chs / week
The average realized release rate over the past 30 days is 7 chs / week.
--
NOT RATINGS
143
Views
Synopsis
Elina bir seri katil tarafından öldürüldükten sonra intikam almak ve başka insanların seri katil tarafından öldürülmemesi için ruh bekçisi oluyor. Ruh bekçisi olarak ilk ise şanssız prensesin intikamını almak olacaktır bu süre içerisinde seri katili öldürebilecek mi?
VIEW MORE

Chapter 1 - kurban (ölümle başlayan efsane)

"yardım edin!"

"Ölmek istemiyorum!"

Gözyaşları içerisinde saatlerdir ,yaşamak için dua ediyordum.

Yavaş yavaş vücudumda hissettiğim acı yok olmaya başlarken,birinin beni kurtarmaya geleceğine dair umudum yok oluyordu.

"Korkuyorum! Anne, baba, Rena her hangi biri lütfen yardım ettsin"

Her şey nasıl bu hale geldi, ? Yavaş yavaş o gece olan olan olaylar gözümün önünden bir bir geçmeye başladı, birkaç saat önce kız kardeşim renanın doğum gününü kutlamak için ailemin evine gitmiştim,beraber yemek yemiştik sonrasında ise evime gitmek için yola koyulmuştum peki sonrasında ne olmuştu.

Karanlığın içerisinden birinin bana doğru yavaş yavaş gelmekte olduğunu fark etmemle düşüncelerimden kurtuldum.

"Yardım edin!"

"Buradayım lütfen yardım edin ! "

"Yardım edin! Yardım "

Karanlığın içerisinden bana doğru gelen kişinin yüzünü görmemle bütün gücümle bağırmaya başladım.

"Seni orospu evladı,yarım bıraktığın işi tamamlamaya mı geldin?"

Adam hiçbir şey söylemeden birkaç metre ileride bir korkuluk gibi dikiliyordu.

Birkaç dakika önce bu orospu çocuğu tarafından bıçaklandığımı hatırlamamla ,kalan bütün gücümle ayağa kalkmaya çalıştım.Ölmeden önce en azından bir defa bu piçe vurmak zorundayım.

Bütün gücümü toplayıp ayağa kalkmayı başardım,adama doğru birkaç adım attıktan sonra yeniden yere düştüm.

Adam yere düşmemle beraber gülmeye başladı, birkaç dakika boyunca Yanı başımda gülmeye devam etti.

Adam:

"Ne kadar güçlü bir kadın! Bu kadar kan kaybetmene rağmen hala ayağa kalkabiliyorsun, ilk defa birinin bu kadar dayandığını görüyorum ne kadar eğlenceli "

Bu piç kurusu ne saçmalıyordu, eğlenceli mi?

"Seni tanıyor muyum?neden"

Neden beni bıçakladığını sormak istememe rağmen bir türlü kelimeler ağzımdan çıkmıyordu.

"Hayır!meleğim seni tanımıyorum!"

"Bu gece öl güzelim!"

Karşımda bir canavar dikiliyordu. Bu sabah okuduğum gazatedeki makale birden bire gözümün önüne geldi.

17.03.1326 Renear İmparatorluğu, Dares Gazetesi

"Renear imparatorluğunun başkenti gareste insanlar birbiri ardına kaybolmaya başladı.kurbanlardan birinin ailesini yaptığı açıklamaya göre kızlarının öldürüldüğünden şüphelendiklelerini açıkladılar, şimdiye kadar bir ceset bulunmamasına rağmen yetkililer yanlız başınıza bir yere gitmemeniz konusunda uyarıda bulundular "

Keşke bu gece renayla beraber eve gitseydim.

" Başkenti kaçırılma olaylarının suçlusu da sen misin? "

Zihnim kararırken adamın son söylediği sözler zar zor duyabiliyordum.

Adam biraz düşündükten sonra cevap verdi.

"Ben kimseyi kaçırmadım , eğer öldürdüğüm kadınlardan bahsediyorsan evet o kişi benim"

Adam bunu söyledikten sonra yüzünde yaptığı esere bakmakta olan bir sanatçının ifadesi vardı.

Gareste kaçırılan bütün kadınlar öldürülmüştü ,15'ten fazla kurbanın olduğunu hatırlayınca bütün ruhumla karşımdaki ruh hastasına tiksinti duydum.

"Daha birkaç saat önce Rena pastasının mumlarını üflerken ne kadar mutlu görünüyordu. 'Gelecek yıl da hep beraber olalım,' demişti.

Şimdi o dilek, ıssız bir sokakta son nefesimi verirken kulaklarımda acı bir melodi gibi çınlıyordu. Onun gülüşünü bir daha asla göremeyecek olma fikri, vücudumdaki yaradan daha çok acıtıyordu canımı."

"Neden ben?" diye haykırmak istiyordum. Binlerce insanın yaşadığı bu koca imparatorlukta neden bu gece, bu sokak ve neden ben seçilmiştim? Tanrıların beni izleyip izlemediğini merak ettim. Eğer izliyorlarsa, bu vahşeti neden durdurmuyorlardı?

"Seni öldüreceğim! "

Kalan azıcık gücümle karşımdaki canavara lanet okuyordum ,Deli gibi atmakta olan kalbim en sonunda durdu.Bir katilin kurbanı olarak son nefesimi verdim.

Suçlu hiçbir zaman yakalanmasada tarihe gares katili olarak geçti, rivayete göre geceleri kurbanların yardım çığlıkları hala gares sokaklarında yankılanmaktadır.

Katil tarafından öldürüldükten sonra bembeyaz bir odada gözlerimi açtım.

"Neredeyim ben?"

O psikopat tarafından kaçırıldım mı?aklımı kaçıracak gibi hissediyordum.Neden acı hissetmiyorum? vücudumdaki bıçak yaralarını bir bir kontrol etmeye başladım.

"Yaralar nereye gitti?"

Biraz sakinleştikten sonra o gece giydiğim kıyafetleri giymediğimi fark ettim,beyaz ve sarı renklerde bir elbise giyiyordum.Birkaç dakika sonra odanın ortasında saf ışıktan bir ayna ortaya çıkmaya başladı, aynanın çerçevesi elmas ve altından yapılmıştı.

Cesaretimi topladıktan sonra aynaya baktım.Aynada gördüğüm kişi ben değildim,yüzüme dokunmaya başladım.Aynadaki yansıma bütün hareketlerimi tekrar ediyordu.

"Vücuduma ne oldu? "

Aynanın yansımasında sarı saçları ve kırmızı renk gözleri olan bir kadın vardı. Bu ben miyim? Benim siyah saçlarım ve yeşil renkle gözlerim var.Burada ne oluyor? Aklımı kaçıracak gibi hissediyorum.

"Lütfen biri ne olduğunu açıklasın!"

Birkaç saniye sonra odanın içerisinde bir kadının sesi yankılandı .

"Sorunun cevabını duymaya hazır mısın?Elina !"

Hiç düşünmeden cevap verdim.

"Evet hazırım, lütfen aklımı kaçırmadan bana burada ne yaşandığını anlatın?"

Bunu söylememle beraber içerisinde bulunduğum oda yok olmaya başladı biraz daha dikkatli baktığımda odanın yok olmak yerine renk değiştirdiğini fark ettim beyaz olan herşey siyah renge dönüşüyordu , küçükken kısa bir sürede olsa bir manastıra gönderilmiştim ve orada bulunan bir papazın varoluş hakkında yaptığı konuşma zihnimde tekrar edip duruyordu.evrenin sonundaymışım gibi hissediyordum.

Bir kaç dakika sonra karanlık yavaş yavaş dağılmaya başladı,ilk önce ayağımın altında yemyeşil otlar belirmeye başladı ondan sonra ise çiçekler,ağaçlar,bir göl ve en sonunda masmavi bir gökyüzü belirdi.

Biraz daha dikkatli baktığımda gölün kenarında bir kadının durduğunu fark ettim. Bembeyaz saçları ve simsiyah gözleri vardı, siyah ve kırmızı renklerde bir elbise giyiyordu. Cesaretimi topladıktan sonra kadının yanına gittim.

"Leydim! Acaba nerede olduğumuzu biliyor musunuz?"