Cherreads

Chapter 8 - bölüm 8 : bir mirasın gölgesinde. arc 1 : arc'a ottomana

Murat bugünkü olayların etkisi ile hemen yatağa daldı ve uyudu. O kadar derin uyuyordu ki adeta kış uykusundaki bir ayı gibiydi. Ta ki.... nicholas , sinem , arielle ve nikolai onun yüzüne su atıp uyandırana kadar. Murat uyandığında onlara "neden?"

Diye soran bir ifade ile baktı. Nicholas anında cevap verdi

Nicholas : hadi, uyan uykucu. Ayasofyayı gezeceğiz.

Murat yarı uykulu şekilde cevap verdi

Murat : ama ben orası hakkında herşeyi biliyorum. Biraz uyusam gelmesem olmaz mı ? Hem alex ve öğrencileri zaten bir süre bize karışamaz

Nicholas kıkırdadı ve cevabı yapıştırdı

Nicholas : görünen tarafı diyorsun evlat. Görünen yüzün bir de görünmeyen doğaüstü katmanı vardır. Bunu onunla birlikte anlatacağım. Bilinenin arkasındaki bilinmeyeni görmek istemez misin ?

İşte tam da bu kelimeler muratın içindeki tarih aşığını tetikledi ve anında doğruldu

Murat : geliyorum. Çıkın ben giyinip geliyorum

Daha sonra diğerleri odadan çıkınca murat ışık hızı ile üstünü değiştirip yanlarına geldi.

Ayasofyaya geldiklerinde nicholas en önde dururken öğrencileri arkadan onu takip ediyordu. Herkes yapıya hayranlıkla bakarken bir kişide özel bir bakış vardı. Nikolai. Sonuçta bu yapının onun için dini bir önemi de vardı. Nicholas hiç uzatmadan konuya girdi ve anlatmaya başladı

Nicholas : evet çocuklar... Ayasofya doğu roma imparatorluğu döneminde, imparator 1. Justinianus tarafından Tralles'li Anthemius ve Milet'li Isidore adlı iki mimara yaptırılmıştır. Bu yapı başta bir hristiyan mabedi olsa da daha sonra fatih sultan mehmetin istanbulu fethi ile camiye çevrilmiştir. Mimar sinan bu yapının kubbesini onarmış ve takviyeli duvarlar yapıp bugüne gelmesini sağlamıştır. Ayrıca pek kimse bilmese de ufak bir matematiksel hata yüzünden kudüse bakması gereken yapı mekke'ye bakmaktadır ve betonu zamanla kendini onaran bir yapıya sahiptir ve ayasofya kelimesi kutsal bilgelik anlamına gelir

Murat : peki, bu tarihi bilgilerin ve gerçeklerin bize doğaüstü olan hakkında ne faydası oldu ? Tamam. Bunlar gerçek ve tarihi bilgiler ama doğaüstü ile ne bağlantısı var ?

Nicholas : ona birazdan geleceğim. Ama öncesinde sormadan geçemeyeceğim bir şey var. Neden ayasofyaya böyle bakıyorsun nikolai ?

Nikolai : çünkü benim için dini önemi var. Büyük bir mabet ve 2 büyük dine mabetlik etmiş, ortodoks hristiyanlığın merkezindeki büyük ve muhteşem mimarisi olan bir yapı

Nicholas : yani görünenin yanında görünmeyen ve mamevi noktaları da var. Doğru mu anladım ?

Nikolai : evet

Nicholas : güzel... şimdi gelelim işin doğaüstülükle ilgili kısmına. Burası manevi olandan yani manevi kısmin doğaüstülüğe yansıması ile oluşuyor. Şimdi hepinize çok önemli bir şey öğreteceğim çocuklar, doğaüstü güçleri sadece bireyler kullanmaz. Belirli ülke ve oluşumlar da bir doğaüstü güce bağlı veya onunla bağlantılı olabilir. Buradaki durum da tam olarak bu

Bu cümleyi söyledikten sonra nicholas öğrencilerinin yüzüne baktı. Hepsinin yüzünde aynı şok ifadesi vardı. Hepsinin yüzüne "ben az önce ne duydum" bakışı vardı ve anlaşılan öğretmenleri de bundan keyif alıyordu. Nicholas daha sonra uzatmadan anlatmaya başladı

Nicholas : doğaüstü güç dediğimiz şey fikir ve düşünceden doğar. Bireysel fikirler bunu sağlayabiliyor, ancak kollektif fikirler de bunu sağlayabiliyor. Bu yüzden bir devlet veya bir organizasyon da bir doğaüstü gücü çerçeve olarak alabiliyor. Bunlara makro doğaüstü güçler diyoruz. Gelelim istanbul ile bağlantısına. Bilinenin altındaki doğaüstü katmana baktığımızda, bu şehir aslında bir doğaüstü güce bağlı. Bu güç doğu roma imparatorluğu döneminde oluştu ve ilk defa o zaman kullanıldı. Daha sonra osmanlıya geçti. Oradan da türkiyeye. Fakat bu doğaüstü güç zamanla unutuldu. Gelelim bu gücün çalışma şekline... bu güç istanbul ile paralel çalışıyor. Şehrin önemi , gücü , zenginliği , durumu gibi faktörler bu gücü zayıflatıyor veya güçlendiriyor. Bu doğaüstü güçten ise çok az kişi haberdar. Yunan masonları bu yüzden buraya geldiler. Şehir üstüne etki ve nüfuz kurarak bu doğaüstü gücü kullanmak istiyorlar. Ayrıca bu onların milli bir ideali olduğu için bunun yanında bu noktaya basan bir yan motivasyon'da var. Anlamayan var mı ?

Tüm öğrenciler nicholas'ın sözlerini dikkatle dinledi ve onu iyice anladıklarını ifade etti. İlk soru murattan geldi

Murat : yani... bu şehirdeki tüm yapılar , birikmişlik ve güzellik bu doğaüstü gücü mü besliyor ? Ayasofya dahil ?

Nicholas sakince cevapladı

Nicholas : aslında evet. Görünen amaçların yanında bu yapıların 2. Amacı bu gücü beslemek, ve bu gücün ne olduğunu zamanla anlayacaksınız çocuklar.

Daha sonra nicholas onlara ayasofyayı gezdirdi. Yapı gerçekten muazzamdı. Dış mimari yanında hem bizans mimarisi hem de mimar sinan'ın dokunuşları görünebiliyordu. Sonradan asılan islami simgeler ve duvarlara yapılan ortodoks ikonaları ve resimleri görebiliyordu. Nikolai bir an tavandaki meşhur serafim meleğine baktı, murat ve sinem etrafı merakla inceledi hatta sinem herşeyi not alıyordu, arielle ise görünenin ötesini düşünüp dikkat edilmeyen ufak detayları inceliyordu ve bu sırada hepsi nicholas tarafından bilgi yağmuruna tutuluyordu. Nicholas için ise bu tur öğrencilerini bilgi yağmuruna tuttuğu eğlenceli bir etkinlikti.

Ancak onlara söylemediği şey bu gezinin sadece ayasofyayı kapsamadığı, onlara istanbulun büyük mirasını göstereceğiydi. Bu süreçte öğrencilerine bu şehirledi bizans vs osmanlı mirasını aynı anda öğretecekti. En azından planı buydu

Daha sonra ayasofya gezisi bittiğinde öğrencilerine döndü. Binadan çıkarken onlara baktı

Nicholas : gelin çocuklar, sizi çok güzel bir yere götüreceğim.özellikle nikolai burayı çok sevecek, İstikamet fener rum ortodoks patrikhanesi!

Nicholas toplu taşıma ile öğrencileri fener rum ortodoks patrikhanesine götürdü. Otobüsten indiklerinde özel bir izin ile nikolai'ın serbest gezmesine izin verdi. Bunu duyan nikolai mutlu bir şekilde gruptan ayrılarak patrikahenyi gezmeye başladı. Bu sırada nicholas arielle sinem ve murat'a bilgi vermeye başladı

Nicholas : Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi, 1453'te İstanbul'un fethi sonrası, Bizans'tan Osmanlı Devleti'ne miras kalmış bir kurumdur. 1454'te Fatih Sultan Mehmet'in iradesi ile yeniden organize edilmiştir. Şu patrikliğin girişinde gördüğünüz mozaik tablo ise fatih sultan mehmetin gennadios scholaris'a patriklik beratını verişini tasvir eden tablo.

Murat : peki burada serbest zamanımız olacak mı ?

Nicholas : evet, patrikhane 16:00'a kadar ziayret edilebiliyoe. Yani hala daha 3 saatimiz var

Murat serbest zamandan yararlanmak için gruptan koptu ve etrafı gezmeye başladı. Patrikhane'nin mimarisi çok hoşuna gitmişti. Birkaç fotoğraf çekti ve gezerken türkçe ortodoks ilahileri söyleyen bir rahip grubunu uzaktan fark etti, nikolai aralarına karışmıştı. Ayine karışmayıp partikhaneyi gezmeye devam etti

Daha sonra turistlere açık olan ikonalar ve tabloların oldugu bir odaya girdi. Baktığı oda ortodoks ikona ve mimarileri ile doluydu. Bu ona sümelada gezdiği anısına götürdü. İşin tuhaf yanı şuan "kişi" tıpkı oradaki gibi onu izliyordu. Bu sefer ikonaların olduğu duvarın tavanında asılı duruyor ve onu izliyordu. Murat ikonalara bakarken ve ortodoks sanatını incelerken aniden arkasindan biri onu itti ve aynı kişi onu tuttu. Sonra bir ses "tutmasaydım düşüyordun" dedi. Bu... arielle. Ona acımasız bir şaka yapmıştı. Murat hemen ona döndü

Murat : Arielle! Ne yapıyorsun ? Birazcık dine saygın olsun! Ha ona saygı duymuyorsan bana saygın olsun!

Arielle cevao verdi ve bu sırada hala onu tutuyordu

Arielle : siz türkler bu tarz şakalarla kesinlikle çok iyisiniz. Ama itiraf edeyim ki bunu böyle bir mekanda yapmak çok aptalcaydı

Daha sonra nicholas öğrencilerini çağırdı ve hepsi toplanınca onlara bir konuşma yaptı. Sıradaki durak topkapı sarayı olarak belirlenmişti. Arielle hemen karşı çıktı

Arielle : ama biz zaten topkapı sarayıbdaki eserleri kurtarmadık mı ? Onları koyarken gezmiş olduk ya

Nicholas bu sözler üzerine kahkahalara boğularak cevap verdi

Nicholas : arielle... o eserleri kurtarmış olmamız orayı gezdiğimiz anlamına gelmez. Hadi arielle geliyorsun, topkapıya gidiyoruz

Topkapı sarayından içeri girdiklerine müze onları büyüledi. Büyük osmanlı imparatorluğundan miras kalan eserler onlar dahil tüm ziyaretçileri büyülüyor ve eskiden bir dünya imparatorluğunun neye benzediğini anlamalarına yardımcı oluyordu. 600 yıl hüküm süren bu büyük imparatorluğun mirası içeri girenlerin iliklerine kadar işliyordu. Nicholas gönül rahatlığı ile çocukların dağılmasına izin verdi. Murat da aynı şekilde tek kaldı

Murat etrafı gezdi, eserler ve osmanlı mirasının büyüsüne kapıldı. Büyük bir imparatorluğun arkasında bıraktığı eserleri inceledi.

Ama diğerlerinin aksine bu onun kendi ataları olduğu için bunun anlamı onun için çok büyüktü. Eserler arasında dolaşırken "kişi" yine belirdi.eserler arasında onu izliyordu ama sanki bu sefer farklı şekilde onu çağırıyor gibi bakıyordu. Oraya gittiğinde ise "kişi"koridorun öbür ucubdaki bir odanın önünde durdu. Kubbealtı. Sarayın ikinci avlusunda olan ve osmanlı divanının toplandığı yer. Sonra "kişi" konuştu. Sesini sadece murat duydu

"Kişi" : burada seni birisi bekliyor

Dedi ve aniden kayboldu. Sonra kapı açıldı. Arielle onu bekliyordu. Nedense arielle bu çaylak ile ilgilenmeye başlamıştı

Arielle : içeri gel. Bir köşede özel şeyler konuşmamız lazım.

Murat onun sözünü dinledi. Arielle gerçekten de özel bir köşe bulmuştu. Murat'ı ve kendisini oturttu ve konuştu

Arielle : konua direkt gireceğim. Osmanlı mirası yaşıyor ve doğaüstü üzerindeki etkisi hala hissediliyor. Ve yunan masonları da bunu yok etmek istiyor olay şehirde olan doğaüstü güç falan değil. Buradaki doğaüstü güç zaten nasıl kullanılacağı unutulmuş olduğu için bu ikinci planda. Hem istanbulu türkiye ile doğrudan savaşarak alma haricinde bir yolları da yok. Asıl olay bu, osmanlı mirası.

Bunları söylerken arielle hiç olmadığı kadar ciddi şekilde söyledi ve işin öbür kısmı yunan masonların planını gerçekten anlamış olmasıydı

Murat : ama... bu nasıl olabilir ki ? Ve neden ?

Arielle : işin tarih kısmını sende biliyorsun. Bu şehrin fethedilmesi ile beraber roma etkisi azalıp yerini türk etkisine bıraktı. Bunu tersine çevirmek istiyorlar. Hatta yapılan pek çok eser tahribatında onların izi var hissedebiliyorum. Kelimenin gerçek anlamıyla. Olumsuzluk manüpilasyonu bunu sağlıyor

Murat : yani diyorsun ki milletinin mirası konusunda 2 kat daha fazla temkinli ol. Doğru mu anladım ?

Arielle : aynen öyle. Ama korkarım ki kötü haberler var

Murat : haber... tam olarak ne ?

Arielle : nikolai... aile sıkıntıları yüzünden rusya'ya dönmek zorunda kaldı. Yani görev bitene kadar o olmayacak

Murat : peki bunun dışında söyleyeceğin bir şey var mıydı ?

Arielle : evet... var. Doğaüstü gücün konusunda. Bu... bu gerçekten muazzam bir şey. Şuanda kontrol etmrkte zorlanıyorsun ama seni temin ederim ki potansiyelin şuana kadar görülmüş en yüksek düzey. Belki de tüm zamanların. "Kişi"'nin seni koruması kısmı da deşifre edildi. Yani burada olan şey sadece osmanlı değil. Bir yan amaç olarak da sen varsın

Murat bir an korku ile duraksadı ve konuştu

Murat : nasıl... yani?

Arielle : şöyle ki, bu gücünü keşfetmebi istemiyor bu yunan masonlar. Şuanlık zayıf olduğun ve çaylak olduğun için yılanın başını kücçükken ezmek konusunda seni kapatmak istiyorlar. Türk düşmanı tüm localar bir oldu bu konuda. Sadece yunanlar değil yani. Ve zayıf olduğun için seni istiyorlar.

Murat baş salladı ve arielle devam etti

Arielle : yani... zamanında osmanlıya karşı kurulan koalisyonlar gibi bir koalisyon karşımızda. Nicholas bunu bize belli etmese de ben farkındayım. Ama şuan elimizde o koalisyonu yenecek bir osmanlı yok. O yüzdej o osmanlıyı elimizle yaratmalıyız. Bunda sen devreye giriyorsun. Bu planı nicholas yaptı. Bu tarz osmanlı ile ilgili mekanları gezmemizin nedeni turistik değil...

Murat : devam et arielle. İşte şimdi ilgimi çektin

Arielle : bunu pek kimse bilmez ama bazı eşyalar takan kişiye doğaüstü güçler verir. Bu doğaüstu güç sahibi olmanın pek bilinmeyen bir yolu. Ve osmanlıya ait padişahın taktığı bu niteliklere sahip bazı eşyalar var. Onları arıyoruz aslında. Ana plan yunanları tuzaĝaa düşürüp bu birden fazla eşyanın doğaüstü gücü ile onları yenmek. Bu da sana düşüyor

Murat bir an duraksadı ve arielle'in ne dediğini sorgulamaya başladı

Murat : yani bu tam olarak nasıl olacak anlatabilir misin arielle ?

Arielle devam etti

Arielle : plan senin yoğun antrenmanlar yapman ve doğaüstu gücünü o ana kadar olabildiğince geliştirmen. Çünkü özünde güç kavramını kontrol ettiğin için bu kadar fazla güç sağlayan eşyayı bir tek sen yönetebilirsin. Bu uzmanlık değil, senin gücünün buna uygun olması.

Murat : peki... buraya kadar tamam. Ama o eserleri koymak ve almak ayrı bir dert onu nasıl çözeceğiz ?

Arielle : nicholas bunun da planını yaptı. O yunan masonları ağır yaralı ve hsstanede olduğu için elimizde buna ayıracak zaman var. Nicholas bu sırada o eserleri gerçeğinden ayrılamayan kopyaları ile değiştiriyor, işimiz bitince de geri koyacağız. Onun portal gücü bu tarz şeyler içi. Çok müsait. Bu güçle hırsızlık yapmak çok kolay

Murat : aslında... mantıklı. Çok uzun anlattın ama kafama yattı

Arielle : bir şey değil... benim gibiler senin gibi yenileri eğitmek için var

Murat : peki nicholas ?

Arielle : o kısmi karıştırma

Arielle bunu dedikten sonra onu divanda tartışılan şeylerin duyulmasıni önleyen suların olduğu alana attı. Evet, arielle eşşek şakalarını çok seviyordu. Ama kimse bilmese bile bunu yapmasının asıl amaci otele erken dönmek ve muratın antrenman sürecini birkaç saat erken başlatmaktı

**otele geldikten sonra

Murat otel odasında kıyafetlerini değiştiriyor ve bunu yaptığı içinden arielle'e küfrediyordu. Bu sırada nicholas arielle'i dışarıda azarlıyordu. Ama arielle bundan pişman değildi ve sadece öyleymiş gibi yaptı ve murat yapacak daha iyi bir şeyi olmadığı için perde ve camları kapatıp otel odasına güç manüpulasyonu konusunda antrenman yaoacaktı... o olaydan sonra arielle'in eşşek şakalarına maruz kalmamak için bile güçlenmeye razı oldu

More Chapters