Cherreads

Chapter 12 - bölüm 12 : tuzaklar. arc 1 : arc'a ottomana

Bu zafer kahkahaları etraftaki tek sesti ve nicholas şok olmuşken arielle ve sinem buna anlam verememişti.

Üçlü arasındaki en sert kişi olan arielle onları susturup onlara karşı çıkarak konuştu ve konuşmadan önce konstantin'in karnına sert bir tekme attı.

Arielle : neden gülüyorsunuz ? Yakalandınız ve sadece kurtarılmayı umud edebilecek bir haldesiniz.

Aias ise iki arkadaşından önce cevap verdi

Aias : sen öyle san. Asıl tuzağa düşen sizlersiniz. Biz sadece yemdik

Nicholas : yem derken ? Yani...

Nicholas hemen aydınlandı. Bu, onları uzaklaştırmak için bir tuzaktı bu sayede murat gerçekten de savunmasız kalabilecekti ve planın amaçlarından biri başarılı olabilecekti

Nicholas o anda kontrolünü zar zor korudu ve sakinleşmek işin aias'a bir tekme attı. Aias ise acı ile homurdandı ve ağzından biraz kan çıktı

Ve amara sonunda sessizliğini bozup "aias, gücünü göstermek için iyi bir zaman" dedi. İlluminati türkiye tarafı bunu bilmese de yunan tarafının bildiği bir bilgi vardı. O da Aias'ın yeni nesildeki oldukça güçlü bir öğrenci olduğu gerçeğiydi. Onu illuminati türkiye tarafı öğrencilerinden sadece nikolai yenebilirdi ama o da memleketindeydi. Yani onunla bizzat nicholas savaşmalıydı.

Bir an sonra Aias kendi doğaüstü gücünü kullandı. Ki ne olduğunu anlamak da çok zor değildi, sonucu manipüle etme yeteneği. Aias kendi etrafında olan şeylerin sonucunu manipüle edebiliyordu. Giriş ve gelişme aynı kalıyor ama aias sonuca müdahale edebiliyordu. Yani aias orada olduğu sürece amara ve konstantin teoride yenilmezlerdi ve yapılması gereken şey bir şekilde onları orada tutmaktı, yada oyalamalarıni önlemek

*****

Ayhan hoca istanbul sokaklarında yürüyordu. Görevine devam ediyor ve yürüyerek tarihi surların oraya ulaşmaya çalışıyordu çünkü arabası evinin önünde kalmıştı. Bu yüzden yürümesi gerekliydi ve arabayı almaya gitmek onun için sadece zaman kaybı yaşatırdı.

Yürürken yanında bir adam yaklaştı. Sarı saçlı ve mavi gözlüydü, oldukça uzun boyluydu ve iyi kesilmiş bakımlı bıyıkları vardı. Üstünde Siyah bir ceket ile birlikte şapka takıyordu ve elinde bir baston vardı. Ama o kadar da yaşlı değildi ve baston tamamen kombini tamamlamak içindi. Bu adam kim olursa olsun tam bir istanbul beyefendisi idi. Ama yavaşça Ayhan hocaya yaklaşıp selam verdi ve "merhaba beyefendi, mahsuru yoksa bir adres soracaktım. Acil bir iş ve çabucak gerçekleştirmem gereken bir görevim var. Eğer bana yardım ederseniz çok müteşekkir olurum"

Ayhan hoca : peki... tam olarak nereye gideceksiniz beyefendi ? Yardımcı olmayı çok isterim.

Adam daha sonra şapkasını düzeltti ve boğazını temizledikten sonra "tarihi istanbul surlarına gitmem lazım ama adresi bilmiyorum" dedi. O anda ayhan hocanın içine ilk şüphe tohumu düştü. Bu adam yunan masonlarından olabilir miydi ? Şimdilik bu düşüncesini kendisine saklamaya karar verdi ve adamın surlara gitmesine yardımcı olmaya karar verdi. Sonuçta adamın onlardan biri olup olmadığını yolda anlayabilirdi

Ayhan hoca : tabiki beyefendi, sinle oraya kadar gelirim bende zaten oraya gidiyordum

Bunu duyan adam hafifçe gülümsedi ve tam da bir beyefendiye yakışan bir tonda "ah, teşekkür ederim efendim. Bana çok yardımcı oldunuz bu iyiliğinizin karşılığını nasol verebilirim acaba ?" Dedi. Ayhan hoca da bir karşılığa gerek olmadığını söyledi

Ne kadar ikisi de yolda konuşmasa bile ayhan hoca adamı gizlice süzüyordu. Bir yandan da diğer yunan masonlarına karşı tetikte oluyordu.

Yolda birkaç yunan mason tespit etmişti ve tespit edilenler zaten ondan uzaklaşmıştı ancak bu normal değildi. Kaçmaları değil tam aksine gizlice hareket etmeleri çok daha mantıklıydı. Peki ya bu neden olmuştu ?

Bunu bilmese bile ayhan hoca bu adamdan şüphelendi. Ya bir illuminati türkiye üyesiydi yada başka bir şey vardı.

Ayhan hoca daha sonrasında sinem'in ona verdiği bir kokuyu sürdü. Bu sözde koku ona kişinin doğaüstü gücü ile ikgili herşeyi anlamasıni sağlıyordu. Ve ayhan hoca bunu bir kolonya şişesine koyduğu için adam ondan şüphelenmemişti

Ve ayhan hoca sonunda gerçeği gördü. Bu adam mason değildi. Sadece doğaüstü gücünün farkında olmayan normal biriydi. Doğaüstülük ile karşılaşıp sonradan vazgeçince olan bu oluyordu. Ve bu adam bunun farkında değildi. Gücü ise şans'tı. Şanslı olmak bu adamın doğaüstü gücüydü ve bu yüzden ayhan hoca'yı arayan masonlar uzaklaşmıştı ayhan hoca bu bilgiden sonra yolu uzatmaya ve bu adamın şansını kullanmaya karar verdi. Doğaüstü gücü olmadığı için yapabileceği en mantıklı şey buydu

Bir yandan da yunan masonları tuzağa düşürecek bir plan düşünüyordu. Ta ki belayı başına alana kadar. Bir yunan mason onu buldu. Ama bu sefer kaçmıyor, takip ediyordu

Ayrıca bir detay da şuydu ki bu adam doğaüstü gücünü kullanmaktan çekinmiyordu. Sanki onun yanında zaman daha hızlı akıyor gibiydi. Çevrede görünür bir etkisi olmadığı için de kimse fark etmiyordu

Ama ayhan hoca doĝaüstünün farkında olduğu için bu ayrımı yapabilmişti. Eğer bu farkıbdalığı olmasaydı o ayrımı yapamaz ve muhtemelen o adamın kurbanı olurdu

Ayhan hoca bir yandan da bu adamın şifreli mesajda bahsedilen kronos olma ihtimalini düşünüyordu. Çünkü hem oldukça heybetli ve uzundu hem de doğaüstü gücü zamanla ilgiliydi. Kronos olarak anılan kişi o olmalıydı.

Bunun yanında ayhan hoca yanındakin adamın şans gücü ile de ilgileniyordu. Yolda arada bir konuşmuşlardı ve adam ona bir yatırımcı olduğunu söylemişti ve kartvizitini vermişti. Bu 2 anlama büyük şanstı. İlk olarak bu tarz doğaüstü güçlerinin farkında olmayan insanlar illuminati için önemliydi, ki murat da zaten en başında herşeye böyle girmişti. Bu insanları aramak zahmetliydi ama bu sefer direk ayağına gelmişti. 2. Olarak youtube kanalında bu adamı sponsor alabilir ve güzel bir reklam geliri elde edebilirdi. Ve bunlardan bağımsız olarak bu şans şuanda onun işine yarıyordu

Heybetli adam zaman gücünü bir kez daha kullandı ve ikili karşıda karşıya geçerken gelen arabaları hızlandırdı. Ama bu sefer şans gücü galip geldi ve milisaniye kala araba çarpmadı. Aslında normalde zamanı durdurabilirdi ama burada çok şüphe çekerdi

Daha sonra birkaç başarızıs deneme daha yaptı ve hiçbiri başarılı olamadı. Bunun doğaüstü bir şans olduğunu ise hemen anladı. Madem şans ile kurtulabileceğin herşeye karşı bir bağşıklık durumu vardı, ne yapmalıydı ? Heybetli adam çapucak yapması gereken şeyi anladı. Şans onların tarafında ise şansla aşılamayacak bir engel oluşturmalıydı

Ve bu yol kesinlikle suikast değildi çünkü şuan işe yaramıyordu. Zaman gücü ile kaza süsü verilmiş bir suikast planlamıştı ama planlarını başka yöne çekmesi gerekti.

Takibe devam ederken ayhan hocanın ve yanındaki adamın karşıdan karşiya geçeceğini gördu ve üstüne bir de arabalar geçiyordu. Bu fırsatı kullandı ama çok farklı şekilde

Tam arabalar geçerken arkadaki arabaların ö ceki arabalara çarpması için onların zamanını hızlandırdı ve onları çarptırdı. Ve bu sayede tam da istediği gibi bir kavga çıkmış oldu. Yanındaki adam kaçarken ise ayhan hoca istemsizce kavgaya dahil olmak zorunda kaldı. Ve o sırada telsiz ile raporunu verdi "bölge müdürü şimdilik etkisiz"

More Chapters