Cherreads

Chapter 7 - bölüm 7 : zeka savaşları. Arc 1 : Arc'a ottomana

İki tarafta da bu andan sonra ne kadar güçlü olduğunu çok iyi biliyordu. Avm içinde büyük bir zeka savaşı yaşanacak ve aklını kullanan taraf kazanacaktı. Bu süreçte doğaüstü güçlerin az kullanımıyla insanlar olduğu için bir kayıtlıtu ve bir kaza süsü kapsamındaydı.

Murat kendi ürünlerinin uyarma ürünlerini şöyle anlatıyor ve şöyle dedi

Murat: dikkat edin millet, sanrılar devam ediyor. Konstantin bize sanrıları değiştiriyor

Nikolai : ne ? Ama o hadesin gücüne sahip değil mi? Sanrılar ile ne kirletici var ?

Murat : yunan mitolojisinde hadesimizde zeus gibi sanrılar ve rüyalar yoluyla kişiyle iletişim kurma gücüne sahip. Konstantin de az önce üstümde kullanmıştı

Arielle biraz şaşkınlık bir ifade ile söze girdi

Arielle : hadesin öyle bir güç olduğunu kanıtlıyordu...

Sinem de söze girdi

Sinem : bende...

Nicholas : sohbet etmeye gelmedik. Yunan masonlarını aramamız lazım. Ayrılmadan, çok uzaklaşmış olamazlar. muhtemelen cosplay alanında bir şeyler yapıyorlar

Arielle : sanmam... bence yürüyen merdivene binelim. Hem kuş bakışı cosplay kontrol etmiş, hem de daha önemli şeyler olduğu bir kata çıkarmış

Herkes bu öneriyi ortaya çıkardı ve yürüyen merdivene gittiler. Arielle haklıydı, cosplay alanında değillerdi. Merdivenden çıkmakca ise yunan masonlarının bir kıyafeti mağzasına girdiğini gördüler, gözden kayboldudan önce amara onları görebilecek görülebilecek en nefret dolu ve en küçümseyici bakışı attı ve mağzaya girdi. Amaçları ne ? Bilinmiyordu. Ama bir tuhaflık var mı? Evet. Bu sırada Nicholas bir düşünme monoloğu kendi içinde yaşıyor. Ama çocuklara belli olmadı. İçeri girdiklerinin içerisinin çok kalabalık olduğunu gördüler. Sonuçta indirim günüydü. Bu sayede Arielle ve murat güçlerini kullanarak doğaüstü güç kullanıcılarını kullanmaya başladı. Sonuçta doğaüstü güç kullanıcılarının yaydığı güç normal bir insandan daha yüksekti ve murat bunları güç manüpulasyonu ile ayırt edebiliyordu. Murat'ın bizzat sinem tarafından dürtüldü. Sinem şöyle dedi

Sinem: murat, onların bu çocuklarında haber ver. Parfüm şişesine simya sıvısı doldurdum. Sadece doğaüstü güç kullanıcılarını bayıltan özel bir karışım.

Nikolai söze girdi

Nikolai: senin simya ile üretemediğini merak ediyorum da bir şey var mı?

Sinem : simyayı çok küçümsüyorsun nikolai. Doğrudan savaş gücü üreten ama gerçekten muazzam şeyler yapmaya imkan tanıyor. Gerçek simya doğaüstü gücü böyle bir şey.

Murat tam da bu konuşma sırasında "onları buldum" dedi ve sinem spreyi sıktı. Ama... hiçbir şey olmadı. O anda kandırıldıklarını, gördüklerinin sadece dublör olduğunu fark ettiler. Ama...nasıl? Muratın doğaüstü gücü yanılmıştır ? Ah... hayır. Bu yine hadesin gücü bir sanrıydı. Nikolai ise... sanki aydınlanmış gibi bir tepki verdi ve görünmeye başladı

Nikolai : Nelerin döndüğünü en üst kattalar... güçleri ise bizi öldürür. Çünkü eğer biz ölürsek şu anda önlerinde engel kalmıyor. Zeka savaşları da bunun için. Liderleri olan alex matematik manipülastonu ile, xy ve z değişkenleri üzerinden kendinize yukarıya göndermiş. Biz ise burada hala dah-

Nikolai'nin sözü yarıda kesildi. Aniden hepsini bir şey sardı. Ölüm korkusu. Amaranın sesini onlara uzaktan fısıldadı "kafanızı böyle boş şeylerle yormayın... sonuçta öleceksiniz" amara yerde drğildi ve bu, bu sayheyi daha iyi çalışıyor Nicholas ise hemen, soğuk kanlılık ile faaliyetlerii kolundan devam etmeye ve koşmaya başladı. Tuvalete doğru koşuyordu. Tuvalete girdikten sonra kimsenin görmediği, kamwranın kör noktası olan bir yerde hızlı bir şekilde portal açıldı ve göze uzak bir erişim, avm'nin başka bir köşesine portal açıldı ve hiç kimsenin fark edilmediği şekilde kaldı. kendisi ve artık kurtulmuş olsa bile artık iki tarafın da arkadaşlarının yerini biliyordu. Bu nedenle onlara geçmişti. Sessizlik muratın mırıldanışı ile bozuldu. Hepsi ona "çıkar ağzındaki baklayı" dermiş gibi baktığında murat sonunda cevap verdi

Murat : hadesin sanrıları doğduğu için gücüm ile fark edilebiliyor. Ama bunlardan koparılan bir hamur parçası gibi. Yani muhtemelen onları gerçekten bulduğumuzda çok daha yoğun bir doğaa üstülük hissedeceğim.

Arielle : vay... aferim çaylak, işi kapıyorsun

Daha sonra nicholas söze dahil oldu ve şöyle dedi

Nicholas : Arielle, senin hakkında harika bir fikrim var. Amara'nın az önceki hareketini taklit etmeyi istiyorum. Yani... kısmen öyle olacak. Etraftaki insanların değişmesi elbet olumsuz şeyler var. Senden bu olumsuzlukları toplamayı istiyorum. Bitkilerin toplandığı ve yeterince fazla olumsuz şey biriktiğinde bünyeleri bu kadar olumsuzluğu kaldıramayıp çökecektir

Arielle bunu ma sağlam buldu. insanlar en büyük ve en yakıcı dertlerini toplamaya başladı. Bu sırada sinem muratın daha hassas bir şekilde seçilmesi ve yapılması için onu simya karışımları ile güçlendiriyordu. Bunun üzerine murat "onları buldum" dedi. Oyunun aralarındaydı ama...herşey çok iyi yönetiliyordu. Fazla kusursuz Onlar da bunu anlayıp mutlaka harekete geçirmeyi iki taraflı da harekete geçirdi. Yunanlar hareket halindeyken yer değişiyordu ama murat hep onları görüyordu. Nicholas ve onlardan giderek daha fazla sayıda çoğaldı. aralarında şoyle bir konuşma geçti :

Alex : nasıl oluyor anlayamıyorum. Bize nasıl sürekli 1 adım daha yaklaşabiliyorlar?

Amaranın kafasında sonunda o ampul yandı ve konstantin ile beraber söze atladı

Amara: çünkü bir şekilde yerimizi bilmenin yolunu bulmuşlar. Ne olursa olsun bizi bekleyenler

Konstantin: yani değiştirmesi gereken şeyleri sabote etmek. Usta alex, xy ve z yi değiştirip önlerine ufak tefek engellemeler koymanız gerekir. oranlarının yavaşlatılması

Alex: Mantıklı bir plan, ama sonra ne olacak? Sonrası için aklında fikri olan var mı ?

Amara : değiştirilmesi gereken şey bence çok basit. Kontrollü şekilde mesafeyi korumak ve üretimden önce avm'den çıkmak. Zaten yakınlarda eski ve kullanılan bir apartman var. yerlere çekmeliyiz, bir planım var.

Alex: dur... seni ben tamamlayacağım. Uzaklaştırmadan önce avm'den çıkacağız ve eski binaya çekeceğiz. Bu sırada takip ettiğimizin farkında olmadığımız gibi davranacağız ve binaya gittiğimizde onları konstantinin büyümelerine atacağız. Öyle mi?

Konstantin : aynen öyle usta alex.

Alex : bu muhteşem bir plan çocuklar, aferim. Demek ki benden bir şey öğrenmişsiniz. Hadi, plan uygulayalım.

Bu sırada murat onlara çok yaklaştıklarını hissediyor grup yunan masonlarına doğru ilerlerken bir şey fark etti. Bunların yüzleşmeleri yavaşlayan engellemeler çözülmeye başladı ve bu takiplerin farklı oldukları belirtiliyordu. Bu kovalamaca yunan masonları avm'den çıkana kadar devam etti. Murat Arielle Nikolai Sinem ve Nicholas da avm'den çıkmayı engellediğinde, karşı tarafta izin verdiği düşünceyi kaybettirdiği için yorumladılar ve düşmanlarını kovalamak için o terk edilmiş binaya girdiler. Çok dikkatliydiler ama sonuçta iki sesle aynı anda irkildiler. Amaranın hız korkusu tekrarr bastırdı ve ölüm ile ilgili aura onları kaplayacak amaranın sesi "geber olacaksınız" diyordu. Konstantin ise sadece tek bir cümle "yeraltı atmosferi hoşgeldiniz" dedi.

Aniden, sanki binadan çıkmış gibi bir şey oldu. Gökyüzü olmayan, hafif karanlık, kötü ve değişen bir yerdeydiler. Heryerde dikitler vardı ve olan bazı yapılar antik yunan mimarisi ile çamur rengi taşlardan yapılmıştı. Yeri tarif edilemez ve kendine sahip olan bir tane mevcuttur. Konstantin kurbanlarına seslendi

Konstantin: büyümelerin hoşgeldiniz... hadesin gücü gerçek yetenek bu. Yeraltı dünyası ve mitolojik ölüler alemi. Buraya gelme sebebiniz, amara'nın ölüm kontrolü ile sizi saran ölüm aurasının sizi buraya çekmek için yeterli olması...

Teorileri doğru çıkmıştı. Amara ve konstantin gerçekten de birbiri ile sinerji kurabilen güçler kullanıyordu. Ama daha tehlikelisi... Alex adi denebilecek kadar kötü şekilde görülüyordu. Dedi ki :

Alex : bu sarkıtlar sizin ölümüz olacak

Nicholas ciddi şekilde ona cevap verid

Nicholas : tek bir sarkıt bile bizim üstümüzde değil, üzüntü ama bu boş bir hayal olacak

Daha sonra aynı konstantin sarkıtları düştü. Alex ise matematik kontrolü ile tüm sarkıtları ses hızına çok yakın hızlarda onlara fırlattı. Ama unuttuğu ufak, çok ufak bir şey vardı. Nicholas, portalları ile sarkıtları onlara yönlendirdi. Karşılık olarak ise alex tekrar matematik kontrolü kullanıldı. Öğrenciler ise 2 ustanın savaşını izledi. Tek kelime ile muazzamdı ve tarihlenemeyecek kadar epik uzak mesafeden. Ama daha sonra bağlantıya girdi. Sinem arkada önemli bir karışım hazırlıyordu ve Nikolai de Çağırdığı seraf melegi ile onu mutlak şekilde koruyordu. Murat bu sefer konstantin ile dövüşmek zorunda kaldı ve arielle de amara ile eşleşti. Amara savaştan hemen önce başladı

Amara: neden türklerle çalışıyorsun arielle? İkimizde batının büyük medeniyetindeniz. İlluminati Türkiye'den çık, bu barbarlarla birlikte olma. Avrupalı ​​bir kardeşimin bu barbarlarla beraber olmasını istemiyorum

Buna karşılık arielle yüzüne ekşitip ona sertçe cevap verdi

Arielle: bende geçmişte böyle düşünürdüm, ama okumak ki medeniyet sadece bizim değil. Ve Türklerin barbar olmadığını aralarına yaşayarak gördüm. Benim tarafım bir grup değil haklıdır.

Daha sonra amara ve arielle girdi. Ama basit bir kız kavgası değil, ciddi bir kavgaydı ve bunun üstünde doğaüstü güçler havada uçuşuyordu. Amara'nın tüm gücü ile saldıracakken arielle topladığı tüm olumsuzlukları ona yönlendirdi. Geçim sıkıntısı, borçlar, kan davaları, görülen yakınların acıları, ayrımcılığa ve zorbalığa uğrama, geçmişte yaşanan pek çok kötü ve acı şey... hepsi bir anda Amara'ya yüklenince amara donup kaldı ve şoka girdi. Ama arielle bunu kendi avantajına kullandı. Amara şoktan ayılmadan önce onun yapısal olumsuzlukları fiziksel olarak bozuldu ve olumsuzluklarını onun üstüne saldı. Saldırının etkisi ile ayılan amara ise onları hızla halletti. Murat'ı küçümsediği için tüm gücünü kullanmamış daha önce yenilenmişti ve arielle ile karşılaşan senaryoda aynı toleransı göstermeyecekti. Azrail orağını bir kez daha çıkardı. Arielle ise olumsuzluklarını bir kez daha kullandı.

O ikisi birbirinize girmişken konstantin hadesin gücü ile murat'ı zor durumda sokmuştu. Murat onun gücünü bastırmaya çalışsa da yapmamıştı. Ama sonra yapabileceği bir darbe geldi. O darbe yeteneğini daha az yorumlayarak daha iyi kullanmanın yolu vardı. ya darbeyi tek bir noktaya odaklarsa ? tıpkı bir ok gibi. denemeye değer buldu ve bunu denemeye karar verdi. ve hedefi bir erkeğin en zayıf noktasıydı : konstantinin testisleri. murat darbe indirme gücü ile tam o noktaya ok gibi saplanan bir darbe indirdi, ortalık konstantin'in acı ile dolup taşan çığlıklarının sesi ile dolup taştı ve konstantin olduğu yukarı noktadan düştü. muratın tam önüne düzensiz ve sert bir düşüşle indi. murat ise bu fırsattan yararlanıp doğaüstü gücü ile fiziksel yeteneklerini güçlendirdi ve konstantin'e durmadan tekmeler atmaya başladı. onu daha güçlü olduğu için değil, daha akıllıca düşündüğü için yenmişti. yoksa aradaki güç farkı yüzünden bu neredeyse imkansızdı. sonra aniden bir şey oldu. çığlıklar durdu. konstantin artık sadece gülüyordu. acı ve nefret dolu bir kahkaha atıyordu. sanki acı hissetmiyor gibi. "cidden bu kadar kolay olacağını mı düşündün ? bir tanrının gücüne sahipken beni yenemezsin. bana bunu yaptırmayacaktın aptal türk" daha sonra konstantin hızla ayağa kalktı ve muratı fırlattı. ani bir hızla murat daha fırlamadan ona yetişip bir yumruk attı ve sonra yine fırlayan murata yetişip bir yumruk daha vurdu. sanki onunla bir top gibi oynuyordu. murat ise bunun hemen hadesin gücü olduğunu anladı. anlaşılan konstantin sadece hadesin üçlerine sahip değildi, fiziksel olarak bir tanrı ile eşlenebiliyordu bu yetenek sayesinde. murat dövülerek ölmeden önce buna karşı bir çözüm bulmalıydı. güç ile onu bastıramıyordu, yanı KISITLAYAMIYORDU. peki ya... nötralize etmeyi deneseydi ? hayır. henüz bunu yapacak kadar güçlü değildi. peki ya... saptırmak ? güç kullanarak güç sahibi bir varlığı gideceği noktadan saptırmak ? işte bu gerçekten işe yarayabilirdi. murat gücü odakladı. konstantinin yumruğunu saptırmayı denedi. ve... başardı. konstantinin yumruğu 0.1 santimetre kadar kaydı. ama bu ufak sayı yumruk devam ettikçe büyüdü ve muratı ıskaladı. murat doğrudan konstantin ile çarpıştı. muratın ağırlığı ile konstantin yere düştü ve konstantin sayesinde düşüşü hafifleyen murat şimdilik kurtuldu. bu sırada sinemden bir ses yükseldi "BİTTİ" daha sonrasında çantasından ufak, el boyu bir buhar üfleyici çıkardı ve içine su yerine o karışımı koydu. daha sonrasında karışım buhar üstünden havaya karıştı herkes savaşlarına devam ederken, savaşların yarısında konstantin amara ve alex bayıldı. murat ise korku ile karışık bir duraksama ile sineme dik dik baktı ve "ne yaptın ?" dedi. bu sırada hadesin yeraltı dünyaası yok oluyor ve o eski püskü binaya geri dönüyorlardı. sinem ise sakince cevapladı sinem : "bu karışım kişileri bayıltıyor ve onları karışım kandan atılana kadar halsiz düşürüyor. ama asıl olay bu değil. işin içine simyayı sokan kısım kimin bayılmayacağını seçmek. bayılmayan kişilerin seçilmesi ise karışım yapılırken. eğer kişiden bir parçayı karışıma atarsam o kişi etkilenmiyor ve simya da tam burada. aramızda kalsın ama böyle karışımlar için siz uyurken hepinizden kıl ve saç örneği topluyorum"

murat bunu duyduktan sonra başını salladı ve "tamam" dedi. en azından artık neden saçının bir köşesinin kesilmiş gibi durduğu açıklanmış oldu. bayılan konstantin , alex ve amara ise arkada kaldı. onlar bilmese de uyandıktan sonra ambulans çağırmışlar ve hastanede yatıyor olacaklardı. yani en azından murat , arielle , sinem , nikolai ve nicholas bir süre güvendeydi

More Chapters