Onlara mala bakar gibi bakarken... onlar çoktan odaya girmişlerdi bile;
Ellerinde aynı giydiklerine benzer ama kendilerin ki gibi sade değil daha çok süslü ve taşlı giysilerdi.
Ellerinde olan giysileri yatağın üzerine bıraktıktan sonra gitmek yerine öylece karşımda duruyorlardı.
Bütün bunlar kimindi ve neden getirmişlerdi.
Kimseye sorun çıkarmak istemediğim için sesimi çıkarmamaya çalışıyordum. Bunların aynı diğer mafyalar gibi bana zarar vermelerini istemiyorum.
Ben sessizce onların ne yaptıklarını sesizce izlerken, burdan hızlıca gitmeleri için dua ediyordum. Çünkü; burdan gitsinler ki bende daha fazla kimseye görünmeden evime gitmek istiyorum.
Ben sabırsızlanıyorum beklerken onlar gitmek yerine daha fazla yanıma yaklaşıyorlar. Amaçları ne yoksa bana zarar mı verecekler.
Gözleriyle sanki birşey anlatmaya çalışıyorlardı. Ama ben biraz tedirğin olduğum için ne göstermeyi çalıştıklarını anlamıyordum.
" Prensim hangisini giymek istersiniz."
Bu adam bana Prensim mi dedi yoksa ben mi yanlış duydum. Ayrıca düşündüğüm doğru çıkmıştı. Elbiseleri benim için getirmişlerdi.
" Siz kimsiniz ve neden elbise seçmem gerekiyor. "
Adamlar bana sanki söylediğim çok saçma birşeymiş gibi garib bakıyorlardı.
Ne yani sonuçta onları tanımıyordum. Sorduğum sorular gayet makul sorulardı.
" Efendim biz sizin hizmetlârlarınızıs " Konuşmasına ara vererek kendi aralarında gözleriyle iletişim kurarken tekrar bana dönerek konuşmaya başladı.
" Elbiseler karşı kralığa giderken giymek için Prensim "
Saray mı? Ne sarayı günümüzde saray diye bir yermi kaldı. Bunlar benimle dalgamı geçiyorlar. Ya dedikleri yalan değil doğruysa
İyice tedirğin olmaya başlarken, benim kafa karışıklığı olduğunu anlayıp daha fazla soru sormadan üzerime gelmeye başladılar.
Bunların niyeti nedir . Yoksa bunlarda o kişiler gibi bana zorbalık yapmak için mi tutuldular.
Yanıma tam yaklaştıklarında iki kolumdan tutarak yataktan kalkmamı sağladılar.
Bir anda ne yaptıklarını anlamadan üzerimdeki giysileri çıkarmaya başladılar.
Engel olmak için ellerimi çekiştirmeye başlasamda bir sonuç elde edememiştim.
Üzerime demin getirdiklerinden birini seçip bana giydirmeye başladılar.
Elbise tam benim üzerime göre olmuştu.
Elbiseyle işleri bitirdiklerinde tekrar kollarımdan çekiştirerek aynalı bir masanın önüne getirdiler.
Aynanın karşısındaki manzarayı görünce şok olmam bir oldu. Çünkü; aynadaki kişi aynı benim gibi aynı hareketleri yapıyordu
Ve o kişinin kesinlikle benim olduğuna eminim.
Ama kesinlikle bu benim bedenim değil kimin bedeni?
Bu bir rüya yada kabus olmalı başka bir açıklaması olamaz. Yoksa bu okuduğum hikayeler gibi içine girdim yada reankasyon olup başka dünyada birinin bedeninden reankasyon mu oldum.
Bu iş nasıl bilmiyorum ama kesinlikle benim dünyam olmadığımda eminim çünkü dünyamda krallık yok .
Üzerimdeki takım kol ve yaka kenarında kırmızı ve pembe aralarına hafif taşlar serpilmiş gibi taşlar vardı. Üzerime takım tam oturmuş sanki tam bana göre yapılmış gibi hazırlanmış.
Saçımı hafif dalgalı şekil verdikten sonra yüzüme yapmalarını istemediğimi söylesemde dinlemeyip makyaj yapmaya başladılar. Rahatsız olsamda çıkan sonuçtan oldukça memnun kalmıştım.
Yüzüm deminkine göre daha parlak ve canlı duruyordu.
Benimle artık işleri bitince ayağa kaldırıp beğenip beğenmediğimi sordular. Ne yalan söyleyeyim çok güzle olmuştum. Bu yüzle çok can yakarım. Erkekler bile bana aşık olmazsa bende birşey bilmiyorum.
Aynadaki yüzde baya yakışıklıydı. Sapsarı saçlar gözleri nerdeyse saçlarına yakın renği vardı. Küçücük kalkık bir burnu veok sevimli görünüyordu.
Teni bembeyaz suratı bir erkeğe göre oldukça küçük kalıyordu. Vücüdü en fazla 1.60 boy gibi görüyordu. Belim incecik.
Kesin öldüm... başka bedene göç ettim. Yada komadayım şu anda rüya görüyorum. Bunun başka açıklaması olamaz.
Arkamı dönerek hizmetlilerden birine hitap ederek " Benim adım ne, kaç yaşındayım. "
Sorduğum sorudan şaşırsalarda yinede cevapladılar.
" Adınız Michael Twinkle ve 13 yaşındasınız"
Kesinlikle başka birinin bedenindeyim.
13 yaş of genç beden yeniden mi? Ergenlik yaşayacağım. Yeter ama istemiyorum... Ergenlik çok zor...
Hakkımda daha fazla bilgi öğrenmek için tekrar soru soracakken dışarıdan hareketlilik duyuluyordu. Sonra bir anda kapı dışarıdan itilerek açıldı.
İçeriye eski çağlarda gibi gözüken bir şövalye içeri girdi. Uzaktan önümde eğilerek
" Prensim artık yola çıkmanız gerekiyor. Arabalar yolculuk için çoktan hazırladılar. Çıkmak için sizi bekliyorlar. " dedikten sonra etraf bir an sessiz olduktan sonra yanımdaki hizmetçiler iki kolumdan tutarak nazikçe ama hızlı olarak götürmeye başladılar.
Neler oluyor, neden hep böyle muamele görüyorum. Tamam bu sefer mafyaları davrandığı gibi davranmasalarda insan böyle davrandıkça korkuyordum.
Nereye gidecektim. Sormama bile zaman vermeden eski çağlarda olan atlı arabaya hızlıca bindirdiler.
Arabanın için dıştan göründüğünden tamamen farklı görünüyordu. Koltukların üzerinde yumuşacık minderler konmuş içerisi iki arabanın büyüklüğünde rahat görünüyordu. Zenginlik bu olsa gerek.
