Cherreads

KURŞUNLAR ARASINDA AŞK

gülten_sağaltıcı
7
chs / week
The average realized release rate over the past 30 days is 7 chs / week.
--
NOT RATINGS
278
Views
Synopsis
Sekiz yıllık evliliği, bir gecede ekranına düşen tek bir fotoğrafla yerle bir olan Hazal, beş yaşındaki oğlu Ilgaz’ı alıp geçmişinden kaçar gibi Los Angeles’a gider. İhanetin, korkunun ve ardında bıraktığı tehlikeli bir adamın gölgesinde yeni bir hayat kurmaya çalışırken, farkında olmadan çoktan izlenmeye başlanmış bir hikâyenin tam ortasındadır. Julia’nın erkek kardeşi Axel, uyuşturucu kaçakçısı olan Barlas’ı uzun süredir takip eden bir ajandır ve Hazal bu dosyanın en kırılgan, en hayati parçasıdır. Axel için Hazal başta sadece bir görevdir; Hazal içinse Axel, inkâr etmeye çalıştığı ama kalbini ele geçiren bir tehlikedir. Kocasından kurtulmaya çalışırken, kendi duygularından kaçan Hazal, tutkuyla örülü bu aşk üçgeninde hem geçmişiyle hem de kalbinin gerçek sahibiyle yüzleşmek zorunda kalacaktır.
VIEW MORE

Chapter 1 - Kaçışa bir adım

"Hazal! Ah, sonunda açtın. Seni özledim canım. Biliyor musun, kızım hâlâ senin yakışıklını soruyor. Bu yaz mutlaka görüşelim," dedi Julia, sesi ışıl ışıl bir neşe taşıyordu.

Hazal bir an sessiz kaldı. Dudakları aralandı ama kelimeler çıkmadı. Gözleri doldu, boğazına kocaman bir düğüm oturdu.

"Hazal? Orada mısın? Sesin neden titriyor? Bir şey mi oldu? Ilgaz iyi mi?" diye telaşla sordu Julia.

"Ilgaz iyi…" dedi Hazal, sesi çatallaşarak. "Şu an yan odada uyuyor."

Julia derin bir nefes aldı. "O zaman Barlas… ona mı bir şey oldu?"

Loş ışık, perdenin arasından süzülüyor. Hafif bir rüzgâr, ince perdeleri titretip odada boğuk bir hışırtı yaratıyor. Yağmur çatılara hafifçe vuruyor; uzak sokaklardan gelen ritmik damlalar odadaki sessizliği derinleştiriyor.

Hazal, oturduğu sandalyede iyice kıvrılmış, dudakları titriyor, omuzları hafifçe sarsılıyordu. Elinde ki telefonu sıkıca tutuyor; parmakları hafifçe titriyor ve zaman zaman cılız hıçkırıklar duyuluyor. Hazal'ın gözlerinden yaşlar süzüldü. Artık saklayamazdı.

Hazal'ın dudakları titredi, boğazına düğümlenen kelimeler zorla döküldü:

"Hayır… Ona bir şey olmadı. Ama ben bittim. Dayanamıyorum artık." Nefesi kesik kesikti, sanki her kelimeyle yüreğinden bir parça kopuyordu. "Los Angeles'e geliyorum. Ne kadar kalırım bilmiyorum. Sadece… buralardan kaçmam gerek."

Telefonun diğer ucunda uzun bir sessizlik oldu. Julia, Hazal'ın kırık sesini dinlerken gözleri doldu. Arkadaşının kalbindeki yük, binlerce kilometre uzaktan bile ona ulaşmıştı. Bir an ne diyeceğini bilemedi; ama sonra sesi kararlı ve sıcacık bir tonda yankılandı:

"Kapım sonuna kadar açık sana. Ne kadar kalırsan kal, fark etmez. Burada nefes alabileceğin bir alan var. Seni kucaklayacağım, birlikte ayağa kalkacağız"

Hazal gözlerini kapattı. Julia'nın sözleri, fırtınalı denizde boğulmak üzereyken uzatılan bir can simidi gibiydi. İçindeki çığlıkların ortasında, ilk kez bir anlığına da olsa huzur hissetti.

Oda sessizliğe gömülüyor; yalnızca hafif bir nefes sesi ve yağmurun damlaları duyuluyor. Julia'nın sesi yeniden yükseliyor, ince ve şefkatli bir melodi gibi:

"Sen suçlu değilsin. Yaptığın her şey değerli. Hâlâ güçlü ve sevgi dolu bir insansın. Sen elinden geleni yaptın, sevdin, değer verdin. Onun yaptığı senin değerini gölgeleyemez. Sen hâlâ aynı güçlü, sevgi dolu insansın. Şu an tek yapman gereken, kendine sarılmak. Ben buradayım. İstersen konuşalım, istersen sadece susalım. Ama bil ki bu fırtına da geçecek. Sen sandığından çok daha güçlüsün"

Hazal gözlerini kapadı. Julia'nın sesindeki sıcaklık, kalbinin derinlerinde donmuş bir yere dokunuyor, acısının ortasında ince bir umut kıvılcımı bırakıyordu.

Hazal, yavaşça gözlerini açıyor. Göz kapakları hâlâ nemli, ama nefesi yavaş yavaş düzenleniyor. Omuzları hafifçe titriyor; göğsü hızlı hızlı kalkıp iniyor, küçük bir titreme hâlâ devam ediyor.

"Böyle olsun istemezdim…"

Julia'nın sesi tekrar geliyor, bu kez daha kararlı:

"Şşşt… bırak geçmişi, Hazal," dedi Julia, sesinde yumuşak ama kararlı bir tonla. "Şimdi yeniden başlama zamanı. Derin bir nefes al. Dayan, birlikte aşacağız. Ve biz, birlikte toparlanacağız."

Hazal gözlerini kapıyor. Loş ışık altında yüzü hafifçe yumuşuyor; gözyaşları yanaklarından süzülürken titreyen omuzları yavaşça sakinleşiyor. Yağmurun ritmi, rüzgârın ince dokunuşu ve Julia'nın sıcak sesi birleşiyor; odada kırılgan bir güven duygusu dolaşıyor. Karanlık, bir an için geriye çekilmiş gibi; Hazal, sessizce yeniden nefes alabiliyor.