Yer : Deadland Şehri
Jack ve diğerleri biraz sohbet ettikten hemen sonra Cursed Şehrine yolla çıktılar, Kutsal Tapınaktan, Cursed Şehrine kadar araçla gitseler bir ya da iki aylarını alırdı o yüzden enerji yardımıyla koşmaları daha hızlı olurdu o yüzden de koşarak gittiler. Jack ve diğerleri gittikten sonra Rick Deadland Şehrine yolla çıktı. Etraf tamamen döküntülerden oluşan bir çöldü yani bina desen ya yarısı ya da yarısından çoğu yoktu ve çöl ya da kumdan dolayı gözükmesede yozlaşmış olduğu gözüküyordu, arabalar ise turuncu ve kırmızı renkte paslanmıştı ve yavaş yavaş pul şeklinde dökülüyordu. Bu çölün içerisinde yürüyen birisi vardı ve o da Rick'ti kendisi hiç koşarak ya da hızlıca gitmiyor sadece yürüyordu. Rick normalde hiç mi hiç kumu sevmez ama nedeni vardır. Dışarı öğle saatlerinde biraz kum fırtınası oluyordu o yüzden biraz rahatsız ediciydi. Rick bu küçük kum fırtınasında yürürken terk edilmiş fabrikayı görür. Rick o fabrikaya doğru ilerlemeye başladı, Rick belli süre yürüdükten sonra ana girişine gelir ama Fabrikanın ana girişi tamamen arabalar gibi paslanmıştı ve sadece bir tekme atsan direk yıkılacakmış gibi hava veriyor. Rick, küçük kum fırtınasından dolayı sol koluyla gözlerini hafif kapatmıştı o yüzden kapıyı yavaş itmeye başlar. Kapı yavaş yavaş itilerek açılırken paslanmış vidalar ve destek yerlerinin yavaş yavaş kırılma sesi fabrikanın içerisinde yankılanıyordu, Rick kapının yarısını açmışken paslanmış vidaların tamamen parçalanması gerekirken direk vidaların patlama ve fırlama sesleri duyulmaya başladı resmen son kuvveletini harcamışlardı, vidalar tek tek hızlıca patlamasının sesi fabrikada baya yankılanmaya başladı. Vidaların hepsi patladıktan sonra kapı arkaya doğru yani fabrikanın içerisine doğru düşmeye başladı ve düştükten sonra baya gürültülü bir sesle fabrikanın içerisindeki bazı şeyler titremeye başladı ve o yere çarpma sesi baya gürültüydü yani teknik kullamayan birisi ve normal bir insanın kulağı resmen dibinde bomba patlamış gibi sesti. Rick, bu sesten etkilenmemiş gibi içeriye girer sağ ve sol kolunu aşağı indirir ve ilerlemeye başlar. Rick'in adımları öyle yankılanıyordu ki resmen arkasında birisi varmış gibiydi. Rick yürürken etrafında bir sürü paslanmış ya da yozlaşmış fabrika aletleri vardı bazıları eşyaların diğer aletlere ilerleten araçlar, kocaman paslanmış metal kova vardı belli ki ya su ya da farklı bir sıvıyı depolamak veya karıştırmak için kullanılıyordu ve diğer şeyler ise ne olduğu artık belli değildi çünkü bazıları pastan dolayı iyice parçalanmış ya da toz şekline bürünmüştü. Rick, bu kocaman fabrikanın içerisinde yürürken fabrikanın hala bu kadar sağlam kaldığına şaşkındı. Yani Deadland Şehri resmen 1100 ya da 1000 yıllık şehirdi ve asla ama asla dokunulmamış bir şehirdi ve ona rağmen bu kadar sağlam kalması bile mucizeydi. Rick sonunda Fabrikanın sonuna varmıştı. Etraf neredeyse bomboştu sadece üste paslanmış bir merdiven ve yukarda gezmek adına da bir yol vardı. Rick, cebinden küçük bir alet çıkartır. Görünüşü metal dedektörüne çok benziyordu ama elde taşınabilen küçük bir aletti. Rick, soldan başlayarak sağ doğru hareket ettirmeye başladı aleti ve alet yavaş yavaş ses çıkarmaya başlıyor. Rick tamda en sağına doğru hareket yapacakken alet Rick'in tam önünün ilerisinde yayılan anormalik sezer ve baya ötmeye başlar. Rick direk aletini cebine geri atar ve araştırmaya başlar. Rick, eğilip yeri araştırken fark eder, aradığı şey zeminin atındaydı, Rick elini yumruk yapar ve sağ eliyle zemine vurur ve açık mavi bir renk parlamaya başlar ve Rick iki elini sokarak o parlayan şeyi alır ve oradan çıkan şey açık mavi bir küreydi ama basketbol topu kadar büyüktü. Rick küreye bakarak şunu der :
Rick (Aklında) : Güzel, Bilge Zeron'un ilk yaptığı bariyer kurucu cihazını bulduğuma göre Arthur'a görev başarılı olduğu söylemem lazım.
Rick tamda gidecekken alkış sesi duyar, Rick etrafında bakmaya başlar ve aura yayılımını fark eder ve hemen yukarıya bakar. Merdivenin orada duran karanlık bir figür vardı. Rick, direk anlar. O figürde bu kürenin peşindeydi ve hemen küçük bir çuval çıkartır ve kürenin altına doğru tutar ve küre bir saniyede küçülerek küçük çuvalın içerisine girer ve karanlık figür şunu der :
??? : Vay vay, bir taşta iki kuş vuracağız galiba.
Rick hafif tedirgindi ama tepkisiz bir yüz takınır çünkü bir gram bile birşey gösterse sıkıntı olacaktı
Rick : Üzgünüm ama küreyi ilk bulan benim bilirsin, ilk bulan onundur.
Rick onu dedikten sonra karanlık figür bir kahkaha kopartır
??? : Tahahaha! Öyle bir kural olsaydı ödül avcısı diye birşey olmazdı.
Rick o cümleden direk anlar bu karanlık figür, ödül avcısıydı ama Arthur'un daha yeni keşfettiği şeyi nasıl olduda ödül avcıları fark etmişti? Karanlık figür konuşmaya başlar ve konuşurkende el hareketleriyle konuşur.
??? : Rick Deathclaw ve o bulduğun kürenin üstünde ödül var. O yüzden ben ve diğerleri bu ödül için aramaya başladı ve senin sayende iki ödülü bir günde alacağız.
Rick kafasını kaşımaya başlar resmen bu bilgi kimin tarafından ya da daha doğrusu Arthur'dan önce kim fark etmişti... Ve Rick'in kafasına vurur ve sırıtarak konuşur.
Rick : Revenant... Bu ödülü Revenant koydu değil mi?
Karanlık figür biraz geriler ve o da sırıtarak konuşur.
??? : Vay be... Tahminin fena iyimiş seninde...
Rick'in bilmesinin nedeni eskiden Revenant ile baya bir vakit geçirirdi ama Ölümsüz Ordu Olayından sonra çok ama çok nadir zamanda buluşuyorlardı çünkü o olay yaşanırken Revenant arkadaşlarının acı çekmesini ve sevdiğini kaybederken hepsini izledi ve o günden beri eskisi gibi olamadı ve sevdiğini elinden alan katili bulmak için planlar kurdu. Rick ise o olaydan sonra Revenant'ın Deadland'de gezidiğini bildiği için direk aklına o geldi. Karanlık figür birazcık öne çıkmaya başlar gözükmeyen herşeyi gözükmeye başlar. Siyah bir suikastçı kostümü vardı ama maske ya da kapşonu yoktu o yüzden yüzü tam gözüküyordu, boyu 2,10 civarında gözküyordu, saçı gümüş rengindeydi ve gözleride gümüştü. Yüzü ise hafif yakışıklı ve burnuda hafiften büyüktü. Bu karanlık figür konuşmaya başlar.
??? : Kendimi tanıtayım çünkü bugün senin son günün olacak.
kendinden emin bir pozla.
??? : Benim adım William Bullets, Ödül Avcıların lideriyim.
William Bullets, kendisi son derece güçlü ve ileri görüşlü bir liderdi ama Revenant'tan sonra ikinci en güçlüydü ödül avcılarında pek iyi neden Revenant ödül avcılarının lideri olmadı? Revenant, Ölümsüz Ordu Olayından sonra tek başına hareket etmeye başladı çünkü yaşadığı şeyleri tekrar yaşamayı hiç istemiyordu ama Revenant birileriyle grup olursa onları basamak gibi kullarak amacına ulaşmayı amaçlar ama Ödül Avcıları onun lider olması için herşeyi teklif ediyorlardı çünkü Kyojin Deathclaw'tan sonra en saygı duyulan ve en güçlü kişiydi ama Revenant, William'ın daha iyi lider olacağını söyledi ama William, lider olduktan sonra Ödül Avcılarına şunu söyledi "Yeni lider ben olabilirim ama Revenant bizden iyilik isterse ya da yardım isterse ona yardıma gideceğiz çünkü ona çok şey borçluyuz." Ödül Avcıları resmen Revenant'ı abileri gibi görüyordu.
William : Revenant'ın dediğine göre sen özel tehtidsin o yüzden dikkatli olun dedi ama auran benimkinde baya zayıf.
Rick sırıtmaya başlar ve savaşmaya hazır şekilde poz alır.
Rick : Bu sözleri boş yapmak için kullanmıyorsan kanıtla.
William iki kolunu tanıtma yapıyormul gibi açmaya başlar ve sırıtarak şunu der :
William : Pardon ama ilk konuştuğumda biz kelimeleriyle konuştu yani ben değil bu arkadaşlar ilginecek.
William'ın sol ve sağında kendilerini gizleyen bir sürü maskeli Ödül avcısı vardı hepsi suikastçı gibi giyinmişti ve sayıları ise 52 kişi vardı ve Rick hafiften tedirgindi, William'ın yüzünde şu ifade oluştu ve yüz ifadesinden okunacağı kadar şöyle şey anlanıyordu "Bol şans"
