Cherreads

The Han River Butchers

skalipcioglu8
7
chs / week
The average realized release rate over the past 30 days is 7 chs / week.
--
NOT RATINGS
43
Views
Synopsis
Korede kanı yere dökülmeyen bir tek 7miz kalacağız. -Kim Namjoon
VIEW MORE

Chapter 1 - Giriş

  UYARI: Bu kitapta; LGBTQ+,küfür,cinsellik,kan,şiddet ve benzeri içermektedir.Kitap 16 yaş ve üzeri için uygundur.Kitap eğlence amaçlı yazılmıştır ve hiçbir şekilde özendirmez,yaşı küçük olanların veya hassas kişilerin okuması tavsiye edilmez.İyi okumalar dilerim.:)

Tarih:15.02.2026 01:43:12 Kore-Seoul

Soğuk, ürpertici ve yağmurlu bir Şubat gecesiydi.Seoul sokaklarında sadece yağmurun ve bazı arabaların sesinden başka ses yoktu. Güney Kore, dışarıdan tatlı, sevimli ve Kpop ile tanınan, dünyadaki çoğu insanın güvenli bulduğu o 'sevimli' ülke. Fakat gerçekten öyle miydi? Kore sokakları söylentiler kadar güvenli mi? Cevap; tabikide hayır. Kpop'un başkenti olarak anılan seoul şehri her gün yeni bir cinayete veya büyük soygunlara maruz kalıyor, yerel halkı içten içe korkutuyordu.Hatta bu olaylar o kadar büyümüştü ki,yetkililer akşam 9dan sonra halkın dışarı çıkmamasını söylüyor, şehirde polisler devriye atıyordu. Peki neden Kore sokakları bu kadar güvensizdi? Halk neyden veya kimden bu kadar korkuyordu? 

Cevap aslında çok basitti. Bütün Kore'ye namını salmış bir mafya. O kadar büyük bir mafyaydı ki,yerel halk, polisler hatta devlet yetkilileri bile bu ismi duyunca tüyleri diken diken oluyor,midelerinde bir boşluk hissi oluşuyordu. 

Kim Namjoon 

Bu isim Kore halkı için o kadar ağır ve büyük bir isimdi ki, Bazı aileler bunu küçük çocuklarına 'Eğer bunu yaparsan, Namjoon seni kaçırır' gibi cümlelerle çocuklarını korkutuyordu. İşlediği cinayet sayısı? Bilinmiyordu. Bütün serveti? Belki devletin servetinden bile fazlaydı. Peki kimdi bu Kim Namjoon? Tek başına mı çalışıyordu? Tabiki hayır. Fazlasıyla güçlü iki ekibi vardı, Seoul ve Busan sokaklarında terör estiren iki dev mafya grubu. İnsanları öldüren, hırsızlık yapan, siber saldırılar düzenleyen ve akıllara gelmeyecek daha birsürü suça karışmış, Kore halkının korkulu rüyası o iki büyük grup. Peki kimler vardı bu gruplarda? 

Seoulun Melekleri:Jeon Jungkook, Kim Seok-Jin ve Min Yoongi. 

'Seoulun Melekleri' bu ismi duymak bile bir mide bulantısına sebep olurdu yerel seoul halkında. Meşhur cinayetleri ve siber saldırıları ile bilinen, güçlü ve tehlikeli bir grup. Min yoongi, kusursuz cinayet makinesi diye geçerdi yerel haber sayfalarında,kurbanlarını acı çektirerek,işkencelerle öldürmeyi severdi.Çığlıklarını duymamak için genelde airpodslarından son ses metal müzikler açardı.Kurbanlarının karnını deşerdi.Jeon jungkook, Kore tarihinin en büyük Siyah şapkalı hackeri olduğuna inanılırdı devlet adamlarınca,binlerce sanal soygun,milyonların kişiler verilerine ulaşması ve dahada fazlası.....Kim Seok-Jin. En büyük vukuatı, Seoul bankasını patlatıp yaklaşık 2 Milyar Won çalıp, 50 den fazla insanın ölümüne yol açması. Peki bu grup bile korkudan yürekleri hoplatırken diğer grup nasıldır kim bilir?

Haeundae Serpents:Kim Taehyung, Park Jimin, Jung Ho-Seok. 

Busanın cinayet makineleri. Kim Taehyung, üstün cazibesi ile tanınan ünlü bir seri katil.Öldürdüğü cesetlerin üzerine kırmızı bir gül bırakır, bu cinayeti kendisinin yaptığının işaretidir. 200den fazla insanı öldürdüğü düşünülmekte. Park Jimin,Busan sokaklarında gece saatlerinde motoru ve sırtında baltasıyla gezer, eğer seni görürse,geçmiş olsun. Sadece eğlence için insan öldürmeyi seven bir cani. Silah olarak balta kullanır ve genelde kurbanlarını öldürmeden önce işkence çektirir. Jung Ho-Seok. 'Busan Hayaleti' olarakta bilinir. Yüzü bilinmeyen tek mafya üyesidir. Kimseye gözükmez, kimse onun yüzünü bilmez, işini oldukça hızlı halleder. Genelde kurbanlarını ya boğar yada kalplerine ateş eder, ellerini kirletmez, ölmeden önce duyacağın tek ses bir meleğin sesidir. Yüzünü göstermez, kusursuz sesiyle sana bir şarkı söyler, malesef sen şarkıyı bitiremeden, çoktan ölmüş olursun...

Bu psikopat, cani, kan dondurucu iğrenç insanlar... Kulağa gerçek gelmiyor değil mi?Kpop'un ve sevimli herşeyin başkenti olan bu ülkede, bunlar sadece bir şehir efsanesi gibi, ama malesef değil.... 

Seoul Haber Sitesi

"2024'ten 2026 girişine kadar cesedi bulunamayan veya kimliği tanımsız yaklaşık 50 binden fazla kayıp insan olduğu düşünülüyor. lütfen aşağıdaki linke tıklayarak eğer bu kayıp kişileri gördüyseniz lütfen yetkili birimlere iletiniz. Kendi güvenliğiniz için akşam 9'dan sonra özellikle Seoul ve Busan kentlerinde yaşıyorsanız sokağa çıkmayınız." 

Namjoon bu haber manşetini okurken sigarasının dumanını ciğerlerine çekti, dudakları alaycı bir sırıtışla kıvrıldı ve sigarasını hemen oturduğu deri siyah koltuğun yanındaki meşe ahşabından yapılma sehpanın üzerinde bulunan taş küllüğe söndürdü, ayağa kalktı, ağır adımlarla cama doğru yürüdü, yağmurun cama sertçe ve acımasızca vuruşunu izledi. Sokakta tek bir insan, tek bir araç hatta bir sokak hayvanı bile yoktu. Biliyordu, bütün Kore onun avuçlarının içindeydi, istediği zaman bütün koreyi yok edebilirdi. Elindeki bu gücün hazzı ona öyle bir zevk veriyordu ki...Ah,eşi benzeri yoktu.Elini soğuk cama koydu.Birkaç saniyeliğine gözlerini kapadı ve iç çekti.Sinirli veya gergin değildi.Aksine,bu gücün hazzını iliklerine kadar yaşıyordu şuanda.Arkasını döndü ve tekrar ağır adımlarla mutfağa doğru ilerledi.Büyük bir amerikan mutfağı vardı,buzdolabının sapını kavradı ve yavaşça açtı,buz gibi viskisini aldı ve dolaplara yöneldi.Bir bardak aldı ve viskiyi doldurup kafasına dikti.Bardağı sertçe mermer tezgaha bıraktı,daha sonra sırıttı...ve kendi kendine şu cümleleri mırıldandı...

''Kurtulduğunu sanıyorsun kaltak...ama daha oyun başlamadı bile...''