Cherreads

Eyvah! Beni sevmeyen Ejderha kralın oldum.

Daoistpu6z8m
7
chs / week
The average realized release rate over the past 30 days is 7 chs / week.
--
NOT RATINGS
175
Views
Synopsis
Ben Lilith değilim. Ama herkes beni öyle sanıyor. Bu sarayda Lilith, ejderha kralının nefret ettiği kadın. Entrikacı, kıskanç, “kötü” diye anılan kraliçe. Sevmediği bir adamı kendine bağlamaya çalışan, sonunda her şeyini kaybeden biri. Ve ben… onun bedeninde uyandım. Ejderha Kral Karaen benden nefret ediyor. Bakışlarında merhamet yok, sadece soğuk bir öfke var. Onun kalbi çoktan başka bir kadına ait. Elarys’e. Sessiz, zarif, herkesin sevdiği kadın. Karaen’in gerçekten görmek istediği tek kişi. Benim içinse bu saray bir yabancı dünya. Herkes geçmişte yaptığım şeyleri hatırlıyor, ama ben onları yaşamış değilim. Her nefesimde bana ait olmayan günahların ağırlığını taşıyorum. Lilith’in bedeninde uyanmamla birlikte hikâye başlıyor. Nefretin ortasında. Sevilmeyen bir bedende. Yanlış bir kaderin içinde. Ve kimse gerçeği bilmiyor. Henüz.
VIEW MORE

Chapter 1 - 01. hikayenin başlangıcı(tanıtım)

Eve adımımı atar atmaz telefonum titredi.

En sevdiğim novel için yeni bölüm bildirimi.

Ekrana bakmamla ayakkabılarımı aceleyle çıkarmam bir oldu. Günün yorgunluğu, işin stresi, her şey bir anda arkamda kaldı. Mutfağa neredeyse koşarak girdim; su ısıtıcısını çalıştırdım. Tezgâhın üzerindeki hazır kahvelerden birini kaptım ve en sevdiğim, mavi fil figürlü fincanıma döktüm.

Isıtıcıdan gelen keskin bip sesiyle birlikte sıcak suyu fincana boşaltırken çoktan uygulamayı açmıştım bile. Buharı tüten kahvemi alıp rahat koltuğuma yerleşirken kalbim sabırsızlıkla çarpıyordu.

Hikâye tanıdıktı ama her seferinde can yakıcıydı.

Bir insan kadını…

Bir ejderha kralına zorla gelin olarak gönderilmişti. Başta gitmek istememiş, kaçmak istemişti. Ama zamanla, istemeden ve farkına varmadan, ejderha kralına âşık olmuştu.

Ne var ki kralın kalbi ona ait değildi. İlgisizliği, soğukluğu ve başka bir kadına duyduğu aşk, onu yavaş yavaş parçalara ayırmıştı. Sevgiyle başlayan şey, kıskançlığa; kıskançlık ise nefrete dönüşmüştü.

Ve sonunda kadın artık kötüydü.

Son bölüme geldiğimde nefesimi tuttuğumu fark ettim. Ellerim titriyordu. Kadın, ejderha kralının sevdiği kişiye zarar vermenin eşiğine geldiği için zindana atılmıştı. Oradan çıkanların kaderi belliydi. Ölüm, gölgelerin arasında onu bekliyordu.

Daha fazla oyalanamadım ve okumaya devam ettim.

Ne… Nasıl ölmez o pislik yılan?

Lilith'in zihni bunu kabullenemiyordu. O kadın nasıl hâlâ nefes alıyordu? Tüm zehri içtiğinden emindi. Kendi elleriyle sonunu hazırlamıştı. Artık aralarındaki engelin kalkacağını düşünmüştü.

Ama hayır.

O kadın yine kurtulmuştu.

Ya da Karaen yine ona yardım etmişti.

Öfkesiyle zindanın taş zemini üzerinde bir ileri bir geri yürümeye başladı. Nefesi düzensizdi, kalbi kulaklarında atıyordu. Tam o sırada soğuk metal boğazına dolandı.

Zincirler arkasından çekti onu.

İmdat! Yardım edin! Boğuluyorum!

Çırpındı. Bir, iki kez…

Sonra karanlık her şeyi yuttu.

Ne yapalım efendim?

Atın bir yere. Bir mezarı bile hak etmiyor.

Devam edecek.

Neee? Öldü mü? Kim öldürdü onu? Gerçekten böyle mi bitti? Bu sonraki bölümü nasıl bekleyeceğim?

Sinirle yorumlara girdim.

- İyi ki öldü.

- Gebermiş sonunda.

- Hak etti.

Yorumlar acımasızdı.

Ama ben aynı fikirde değildim. Lilith'in düştüğü yer kötülükten çok, sevilmemenin son noktasıydı. Görülmemek, seçilmemek, sürekli ikinci olmak… İnsan ruhunu sessizce çürüten şeylerdi bunlar.

Bu düşüncelerle gözlerim ağırlaştı. Yarın iş vardı. Sabah erken kalkmam gerekiyordu. Telefon elimden kaydı ve uykunun karanlığı beni içine çekti.

- Majesteleri!

Bir ses.

Daren kaşlarını çattı. Saat çoktan geçmişti. Ne olursa olsun, leydisi tembel olsa bile bu saate kadar uyuyacak biri değildi.

- Leydim, iyi misiniz? Lütfen uyanın. Saat iki oldu.

Mira, birinin kendisine seslenmesiyle gözlerini araladı. Tavan yabancıydı. Hava ağırdı.

Sonra kelimeler, birer birer zihnine hücum etti.

Majesteleri…

Leydim…

Kalbi hızla çarptı.

Ne? Leydim mi? Neler oluyor?

Bir düşünce buz gibi zihninden geçti.

Yoksa?